featured

Kuantum bilgisayar efsanesi

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bitcoin yüksek şifreleme teknolojisi ile veritabanının dağıtık tutulabilmesi ilkesine dayanır. Şifrelerden bahsedilince hemen her şifrenin kırılacağı savı akla gelir.

Oysa Bitcoin’i kırmak için Bitcoin ağında yer alan tahmini 100 bin bilgisayarların toplam işlem gücünün en az %51’ine erişmek gerekir.

Bunu gerçekleştirmek isteyecek aktörün öncelikle söz konusu işlem gücüne erişebilmek için milyarlarca dolar bilgisayar yatırımı yapması lazım olacaktır. Yine sisteme saldırması için de çok ciddi maliyetler ortaya çıkacaktır. Sonuçta hiçbir kar getirmeyeceği için özel sektörden hiç kimse böyle bir saldırıya girişmez.

Devletler özellikle ABD ise doları korumak amacıyla bu tip bir saldırıya kalkışabilir. Fakat milyarlarca dolarlık bilgisayar toplaması ya da üretmesi gereklidir. Bitcoini savunmak isteyenler böyle büyük bir hareketi fark edecektir. Saldırgan piyasadan satın alma yapsa zaten hemen görülür. Bilgisayarları kendimiz üretelim deseler bile bu defa üretim için gerekli olan ara mal ya da hammadde pazarlarında büyük hareketler olacak bu da Bitcoin topluluğunun gözünden kaçmayacaktır. Onlar da karşı yatırım yapıp maliyeti daha da arttırabilirler.

Ya da en basiti Bitcoin topluluğu sert çatallanma (hard fork) yapıp eski kayıtları da içeren yeni bir Bitcoin ağı kurabilir. Üstelik bunu öyle bir şekilde yapar ki saldırganın kullandığı ekipman yeni ağa saldırmak için tamamen kullanışsız hale gelir. Böylece saldırgan devletin yapacağı milyarlarca dolarlık bilgisayar yatırımı da çöp olur.

Bitcoini zayıf göstermek isteyenlerin bayıldığı bir efsane de: Kuantum Bilgisayarlar.

Mevcut teknolojinin süper bilgisayarları bile Bitcoin’i kırmak için yeterli değildir. Böyle bir şeyi ancak yeni bir teknoloji olan kuantum bilgisayarlar yapabilir. Bu nedenle Google 2019 Eylül ayında kendi ürettiği bir kuantum bilgisayarın bir problemi klasik bilgisayarlardan çok daha hızlı şekilde çözdüğünü açıkladığında herkeste soru işareti doğmuştu.

Ancak pratikte bu seviyedeki kuantum bilgisayarların da henüz Bitcoin’i kırmalarının mümkün değildir. Bugünkü kuantum bilgisayarlar sadece dar tanımlı çok belirli bazı işlemleri hızla yapabilir. Tıpkı yapay zeka da olduğu gibi. Bu teknolojiler gelecek için çok ümit vaad ediyor. Ancak şuan görevler karmaşıklaştıkça hala işin çok başındalar.

Billy Bambrough 2 Ekim 2019’da Forbes dergisinde yayınlanan bir makalesinde konu hakkında Londra Imperial College’ta kuantum bilgisayar ve kriptoloji uzmanı olarak görev yapan Dragos Ilie’nin görüşlerine yer vermiş. Google’ın kuantum bilgisayarının 53 qubit gücünde olduğunu aktaran Ilie Bitcoin üzerinde herhangi bir etki yaratabilmek için ise en az 1500 qubit güce ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Kuantum bilgisayarlara yeni qubitler ekleyerek kapasite arttırılabilir. Ancak bu çözülmesi on yıllar alacak çok zor bir mühendislik sorunu.

Diyelim ki birileri Bitcoini kıracak kuantum bilgisayarları geliştirdi. Bu da çare değil. Çünkü bu bir yarış. Bitcoin yazılımında böyle bir kuantum bilgisayarlara karşı direnç sağlayacak değişiklikler de kolayca yapılabilir. Donanım geliştikçe yazılımcılar da ona göre kendi yeni araçlarını uygulamaya sokuyor.

Bu efsanelere kapılıp gidenler en önemli konuyu unutuyor. Bitcoin bugün dünya üzerinde kırılması en zor yazılımdır. Bitcoini kıracak bir klasik ya da kuantum bilgisayar varsa endişe edeceğiniz en son şey Bitcoindir.

Çünkü o bilgisayar Bitcoin’i bile kırabiliyorsa bugünkü tüm kişisel bankacılık polis ordu istihbarat ve tüm devlet şifrelerimizi de kırabiliyor demektir. Hatta nükleer başlık taşıyan füzelere ulaşacak şifreler de kırılabiliyor demektir! Bitcoine güvensizlik oluşacak diye sevinip tüm dünyanın bütün güvenliğinin tehlikeye düşeceğini görmeyenler bi zahmet senaryo üretmeseler daha hayırlı olur.

Kuantum bilgisayar efsanesi