Dijital paraların günlük hayatımıza girmesi artık an meselesi!

Ali Ağaoğlu

  • 10 Temmuz 2020

Çin, dijital para sistemini de ilk hayata geçiren büyük ekonomi olmaya doğru gidiyor. Shenzhen, Suzhou, Chengdu, Bejing’in yakınında gelişen yeni ekonomi bölgesi olan Xiong’an’da “dijital Renminbi” kullanımını başlatıyor. Toplam 38 milyondan fazla nüfus, ilk pilot bölgeler olacak. 

Akıllı telefonlardaki elektronik cüzdan uygulamalarına yüklenecek olan e-RMB (e-Renminbi) ilk aşamada küçük ölçekli ödemelerin yapılmasına izin verecek. Elinde nakit bulunduranların da bu nakitlerini dijitalparaya (e-RMB) dönüştürülmesine doğal olarak izin verilecek. Küresel anlamda dijitalparaya geçen büyük ekonomilerden ilki olan Çin’de bazı kamu görevlileri Mayıs ayından itibaren ücretlerini e-RMB olarak ödemeye başladı bile... 

Dijitalparalar ile kriptoparaları karıştırmayalım! Zira dijitalparalar, hali hazırda kullanılan ulusal paraların yerini alacak. Aslında halihazırda hepimiz dijitalpara kullanıyoruz. Bankadaki IBAN hesaplarımızın arasında gidip-gelen paralar zaten dijitalpara. Kriptoparalar Ulusal Merkez Bankaları dışındaki blokchain sistemlerinde madenciliği yapana verilen “ödül paralar” ve arkalarında herhangi bir otorite yok (Bu konuya başka bir yazıda değineceğim!). Dijital paraların ise öyle değil, arkalarında yine Merkez Bankaları olacak.  

Geçtiğimiz haftalardaki önemli gelişmelerden biri de Türkiye’de yaşandı! TC Merkez Bankası; Kasım 2019’da yapılan bir yasa değişikliğine dayanarak, Bankalararası Kart Merkezi’ne (BKM) hakim hissedar olarak ortak oldu. Yapılan açıklamada “TCMB, ödemeler altyapısına ve yenilikçi iş yapış yöntemlerine ilişkin önemli geliştirme alanları belirlemiştir. Bu doğrultuda yapılacak çalışmalar açısından BKM’nin, mevcut durumda üstlendiği ve temel olarak kartlı ödemeler alanına odaklanan rollerine ilave olarak önemli görevler üstlenmesi planlanmaktadır.” denildi. 

“Geliştirme alanları ve önemli görevlerden” kastın yeni dünyadaki ödeme yöntemlerinde yaşanacak değişimler, dijitalparaların Coronovirus sonrasında çok daha hızlı bir şekilde hayatımıza girecek olmasına hazırlık olacağını tahmin ediyorum. Zira yine 2019 yılında yapılan kanuni değişiklikle ödeme sistemleri ve bunları işleten elektronik para şirketlerinin denetim ve düzenlemesi BDDK’dan, TCMB’ye alınmıştı. TCMB artık Türkiye’deki tüm ödeme sistemlerinin tek yasal düzenleyicisi ve denetleyicisi oldu. Bunun önemine aşağıda değineceğim.

Bu arada Coronovirus salgını sırasında paraların virusu taşıdığı; bu nedenle nakit kullanımından insanları soğutmak için bu virus yayıldığına kadar varan komplo teorileri türetildi. Doğru olduğunu düşünmüyorum! Dijital paraların gelişinin hızlanmasının bana göre çok farklı sebepleri var:  

1- Nakit para sistemde oldukça, negatif faiz politikası çalışmıyor! Merkez Bankaları politika faizlerini eksiye düşürerek tasarruf sahiplerini bir anlamda ‘cezalandırarak’ tüketime veya yatırıma yönlendirmeye çalışıyorlar. Ancak güven sorunu yaşayan tasarruf sahipleri tüketim veya yatırım yerine parasını bankadan çekip, kasaya ya da yastık altına koyuyor. Böylelikle negatif faize maruz kalmıyor. Ancak bu da MB politikalarını işlevsizleştiriyor. En azından negatif faizin işlevini görebilmesi için nakit paranın ortadan kalkması lazım!

2- “Son Kullanım tarihli para” yaratılabilecek! Gelişmiş devletlerin birçoğu vatandaşlarının hesaplarına doğrudan para “indirdiler”. ABD 80 milyon vatandaşının hesaplarına 1,200’şer dolar yatırdı. İlk yapılan araştırmalar yüzde 25’ini gıda ve market harcamalarına, yüzde 23’ünü nakit çekip, bir kısmı ile de eşe dosta borcunu kapatmaya, yüzde 10’unu akaryakıta harcamış. Bu çekler dağıtılmadan önce yapılan başka bir ankette yüzde 60 oranında “biriktiririm” yanıtı çıkmıştı. Kriz zamanlarında gelecek endişesi ile tasarruf güdüsü artar. Ancak bu güdü, dağıtılan paraların arzu edildiği gibi ekonomiye tüketim olarak dönmesini engelliyor. Bunun önüne geçebilmek için dijital para sayesinde “son kullanım tarihli” para üretilebilecek. Örneğin 3 ayda harcamadığınız kısmın yüzde 25’i, altı ay içinde harcamadığın kısmın yarısı hesabınızdan düşülecek denebilecek. Biraz daha büyük ölçekte şirketler, kurumlar için yıllara sari olarak da tasarlanabilir. Dijitalparalar bu konuda önemli esneklikler getirecek.

3- Yolsuzlukla mücadele kolaylaşacak! Yaratılan dijitalparanın her bir kuruşuna “kuyruk (string)” eklenebilecek. Bu sayede o kuruş ilk defa MB’ndan çıktıktan sonra nerede, ne zaman, kimden kime ödenmiş bilgisi gibi birçok bilgi toplanarak takip edilebilecek. (Büyük Veri, aşağıda anlatacağım!) Kuantum bilgisayar teknolojisi geliştikçe bu çok daha kolaylaşacak. Böylelikle dünya üzerinde ağırlıklı olarak nakit ödenen rüşvet veya benzeri “ödemeler” artık kolaylıkla takip edileceğinden bu konuda önemli kazanımlar olacak.

4- Kalpazanlıkla mücadeleye gerek kalmayacak! Nakit para ortadan kalktığında ‘kalpazanlık mesleği’ tarihe karışacak. Ne MB’ları nakit paraları taklit edilmesin diye daha güvenli hale getirmek için uğraşacak, ne de kalpazanlar bunları taklit etmekle… Diyebilirsiniz bu sefer de bilgisayar korsanları (hacker’lar) devreye girecek. Sanırım bu konuda haklısınız. Ancak MB eliyle yürütülecek güvenlik sistemleri ve bizlerin “dijital okuryazarlığımız” arttıkça bu riskin yönetilebileceğini düşünüyorum. (Farklı MB’larının sistemlerini hack’lemek için siber saldırı trafiği de mutlaka katlanacaktır!)

5- Düşük işlem komisyonları olacak! Özellikle akıllı telefonlar üzerinden anında yapılacak ödemeler; bankacılık işlem komisyonlarından (Kredi kartı komisyon, kart bedelinin esnafın hesabına geç geçmesi v.b.) havale masraflarından ve işlem maliyetlerinden tasarruf sağlayacak. Özellikle küçük esnafı ve düşük birim fiyatlı ürün satışı yapanları (örneğin simitçi, kestaneci…) çok rahatlatacak. Bankacılar için kötü; bireyler, esnaf ve KOBİ’ler için iyi haber.

6- “Büyük Veri (Big Data) Merkez Bankalarına akacak! Çin’de olsun, bu konularda çalışmalarına başlayan ABD’de (Fed) olsun ve hatta geçtiğimiz hafta TCMB’nin yukarıda bahsettiğim gibi BKM’de hakim ortak olması ülke ekonomisindeki tüm faaliyetlerden anında haberdar olmasını da beraberinde getirecek. Evet bir anlamda “Büyük Birader” hepimizi izliyor olacak (gerçi şu anda da izliyor!) ama bunun MB’larına, ekonomi politika yapıcılarına değişimleri anlamak açısından çok daha fazla bilgi sağlama açısından önemi olacak. 

Hadi abartmayalım saatlik veya günlük değil ama haftalık para ve maliye politikası kararları bile alınabilecek hale gelecek. Zira ödeme sistemlerinden üretilen bilgiler doğrudan ekonominin nabzını tutmak anlamına gelecektir. İnsanlar gıda tüketimlerini arttırdılar mı, ülkenin ortalama kilosu mu yükseliyor yoksa enflasyondan mı kaynaklanıyor. Bu enflasyon gıda arz güvenliği nedeniyle mi yoksa lüks gıdaya yönelimden dolayı mı oluyor? Akaryakıt harcamalarından ekonominin hızlanıp, yavaşladığını anlamaya kadar birçok konuda politika yapıcılara yardımcı olacaktır...

Kripto para piyasasıyla ilgili en güncel haberlerden ve analizlerden anında bilgi sahibi olmak için bizi Twitter - Facebook hesaplarımızdan ve Telegram grubumuzdan takip edebilirsiniz…