Bankaların kriptopara aşkı

Erkan Öz

  • 27 Ocak 2020

2019 Yılında kriptopara sektörü için en önemli haberlerden bir tanesi Almanya’dan gelmişti. Almanya Federal Parlementosu Bundestag, ülkede bankaların 2020 yılında Bitcoin ve diğer kriptoparaları saklamasına ve alıp-satmasına olanak sağlayan bir yasa tasarısını onaylamıştı.

Yeni yılın ilk ayını bitirmeye yaklaştığımız şu günlerde benzer bir açıklamayı bu kez ABD’nin Hawaii Eyaleti yaptı. Hawaii Eyalet Senatosu, bankaların dijital varlıklar için saklama hizmeti sunmasına imkan veren yasa tasarısının ilk mütalaasını tamamladı.

Tasarı, bankaların dijital varlıklara saklama hizmeti sunabilmesi için hangi yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini açıklıyor. Kriptopara saklama hizmetleri, müşterilerin dijital varlıklarını emanet olarak güvenli bir şekilde tutma, bu varlıkları yönetme, fon yönetimi ve müşteri talimatlarının yerine getirilmesini kapsıyor.

Bu tip kanun tasarıları özellikle Amerika’da aslında genelde konu ile ilgili kuruluşların lobicileri tarafından hazırlanır. Yani bankalara kriptopara hizmetleri sunma yetkisinin verilmesini bizzat bankaların istediğini varsayabiliriz.

Bankaların bu yola gitmesi gayet doğal.  Öncelikle kendilerini tehdit ettiği söylenen bu teknolojiyi derhal öğrenmek istiyorlar.
JP Morgan gibi bazı dev bankalar kendi ‘stablecoin’ (sabit kriptopara) deneylerini oluşturmaya başladı bile.

Ayrıca bankalar müşterilerinden kriptopara alanında talep geldiğini de görüyor. Kriptoparaların saklanması konusunda en büyük merkezi borsalar bile zaman zaman siber saldırılar ile büyük kayıplar yaşadı. Bu alanda canı yanan müşteriler en azından bir noktaya kadar devlet garantisine sahip bankaların kriptopara saklama hizmeti vermesini tercih edebilir.

Ancak bankaların kriptoparalara ilgi göstermesinin asıl nedeni 2008 Krizi sonrası oluşan küresel finansal ortam. Her geçen gün bankaların para kazanması daha zor hale geliyor.

2008 Krizi’nde merkez bankaları para basarak ve faizleri uzun bir süre sıfıra indirerek bankaları kurtardı. Hatta Avrupa ve Japonya’da faizler insanlık tarihinde ilk kez negatife geçti. 

2008’de Küresel finans sisteminin çöküşünden kurtulduk. Fakat gelinen noktada klasik piyasalar artık faiz artışına dayanamaz hale geldi. Para basmanın durdurulması ve faiz arttırılması durumunda en iyi konumda olduğu söylenen Amerikan ekonomisi bile hemen hızla daralıyor ve özellikle borsa çökme eğilimine giriyor.

Bankalar ise negatif faiz ortamında para kazanamıyor. Negatif faizde örneğin bankaya 100 dolar yatıran bir müşteri sene sonunda 98 dolar alıyor. Ya da bankadan 100 dolar kredi alan müşteri sene sonunda 98 dolar ödüyor. Müşteriler para kaybetmeyi garanti hale getiren negatif faizler ile doğal olarak bankalara mevduat yatırmak istemiyor. Bankalar ise negatif faiz ile kredi verirse bırakın para kazanmayı adeta kredi alana üste para ödüyor.

Bu nedenle negatif faizlerin hakim olduğu ortamlarda bankaların karları da borsa değerleri de hızla eriyor. Avrupa bankalarını içeren DownJones Euro Stoxx Banks Endeksi 2008 Krizi öncesinde yaklaşık 500 puan seviyesinde işlem görürken bugün 100 puanın altına geriledi. 
Yine Tokyo Borsası Bankacılık endeksi TOPIX Banks, 2008 öncesi 500 puanlardan bugün 150 puanın altına düşmüş durumda.

Özellikle Almanya’da aldıkları tüm tedbirlere, gerçekleştirdikleri tüm yeniden yapılanma programlarına rağmen ülkenin iki büyük bankası Deutsche Bank ve Commerzbank bir türlü doğru dürüst kara geçip piyasa değerlerinin erimesine engel olamıyor.

Böyle bir ortamda büyük küçük tüm bankaların yeni para kazanacak alanlar aramaları kadar normal bir şey olamaz. Bankalar bugün iki ayrı dünya gibi çalışan klasik finans sistemi ve kripto paralar arasında etkileşimi sağlayacak köprü kuruluşlar haline gelebilir. Kriptoparalar ve dağıtık veritabanı teknolojileri (DLT) ise bankalara müşterilerine sunabilecekleri sayısız yeni finansal ürün geliştirme imkanı verebilir.

Bankalar, genel inanışın aksine kriptoparalar ve DLT karşısında yok olmak zorunda değil. Uygun dönüşümleri gerçekleştiren bankaların yaşama şansı elbette var. Bana sorarsanız bankaların günümüzde en büyük düşmanı kripto paralar değil sürekli sınırsız para basan ve faizleri her yerde negatife doğru iten modern merkez bankaları.

Kripto para piyasasıyla ilgili en güncel haberlerden ve analizlerden anında bilgi sahibi olmak için bizi Twitter - Facebook hesaplarımızdan ve Telegram grubumuzdan takip edebilirsiniz…

Erkan Öz

Erkan öz

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Borsalar düşüyor, altın çıkıyor... Peki ya Bitcoin?
24 Şubat 2020
Çin’in kağıt para karantinası Bitcoin’i nasıl etkiler?
20 Şubat 2020
Altcoinlerin geleceği
10 Şubat 2020
Tether Gold mu Biga mı?
03 Şubat 2020
Bankaların kriptopara aşkı
27 Ocak 2020
FUD sezonu açıldı
20 Ocak 2020
2020’de Bitcoin için umutlar artıyor
13 Ocak 2020
Hoşgeldin SPK
06 Ocak 2020
2019 umutlar, 2020 beklentiler...
30 Aralık 2019
İslam Dünyası blockchain ile bir araya gelebilir
22 Aralık 2019
Mesele sadece para değil
16 Aralık 2019
Amerika kripto paralara direniyor... Ama nereye kadar?
09 Aralık 2019
2017’yi yeniden yaşatabilecek olay
02 Aralık 2019
Ulus devletler kripto paraları nasıl kullanıyor? 
25 Kasım 2019
Bitcoin ile alış-veriş
18 Kasım 2019
Bitcoin’in arkasında hiçbir değer yok mu?
11 Kasım 2019
Para ve Devlet
04 Kasım 2019
Bitcoin neden düştü? Neden çıktı?
28 Ekim 2019
Büyük Sermaye 'Bitcoin' topluyor...
21 Ekim 2019
Libra öldü mü? 
14 Ekim 2019
Bitcoin’de Bakkt’a değil Venezuela’ya bak
07 Ekim 2019

YAZARLARIMIZ

Güvenli limanlar ve batan gemiler...
Güvenli limanlar ve batan gemiler...
Yazar: Emre Alkin
25 Şubat 2020
Buzdağı...
Buzdağı...
Yazar: Erdoğan Turan
24 Şubat 2020
Borsalar düşüyor, altın çıkıyor... Peki ya Bitcoin?
Borsalar düşüyor, altın çıkıyor... Peki ya Bitcoin?
Yazar: Erkan Öz
24 Şubat 2020
Bir araya gelmek, başlangıçtır; beraber çalışabilmek ise başarı
Bir araya gelmek, başlangıçtır; beraber çalışabilmek ise başarı
Yazar: Erkin Şahinöz
05 Ocak 2020
Bitcoin halving fiyatlara nasıl yansır?
Bitcoin halving fiyatlara nasıl yansır?
Yazar: Mehmet Çoban
05 Aralık 2019