Amerika kripto paralara direniyor... Ama nereye kadar?

Erkan Öz

  • 09 Aralık 2019

ABD Hazine Sekreteri Steven Mnuchin 5 Aralık’ta hem kendisinin hem de Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell’ın, ülkede önümüzdeki beş yıl içinde bir dijital para geliştirilmesine ihtiyaç olmadığını düşündüklerini açıkladı.

En üst düzeyden gelen bu ifadeler ABD’nin hala kripto paralara direnmeye çalıştığını gösteriyor. 

Görevinden yeni ayrılan eski CFTC Başkanı Christopher Giancarlo da Ekim ayında, 2017’de hızla tırmanan Bitcoin fiyatlarının düşürmek için türev işlemlerin başlatıldığını itiraf etmişti. 

ABD elinde Bitcoin olmayanların açığa satış yapabildiği türevleri hızla devreye soktu. Ancak mecburen gerçek Bitcoin satın alarak borsada işlem görecek ETF’lerin çıkması konusunda ise ayak diriyor. 

Uluslararası para sisteminin yeniden dizaynı konusunda her bir büyük aktörün kendi planı var. Bu planlarda herkes için blockchain (blokzincir) teknolojisi ve kripto paralar çok önemli. ABD hariç.

Örneğin küreselci sermaye yakın gelecekte IMF’yi dünya merkez bankası yapmak istiyor. IMF’nin parası SDR de yeni düzende küresel rezerv para olacak. IMF’nin SDR’yi blokzincir üzerinde çalıştırma planları da var.

Çin ise geleceği bir kuşak bir yol projesi etrafında inşa etmeyi hedefliyor. Pekin’in yeni dünya düzeni hayalinde ise dijital Çin parası DCEP yeni rezerv para haline gelecek. 

Bazı anarşist ütopyacılar ve bir grup güya milliyetçi-muhafazakar ‘istemezük’cüler “blokzincir devleti yıkacak” diyip duruyor. Gelin görün ki tarihin en devletçi ve merkeziyetçi geleneklerinden birine sahip olan Çin’in devlet başkanı Xi Jinping, yine Ekim ayında ülkesinin blokzinciri teknolojisinde dünya lideri olmayı hedeflediğini duyurdu. Dünyanın en devletçi anlayışı, devleti yıkacak bir teknolojide lider olmaya kalkışır mı?

Peki IMF ve Çin gibi iki ayrı düşünce nasıl blokzincir teknolojisi üzerinde bir araya geliyor. Çünkü her iki aktör de yeni küresel para sistemi hakkındaki planlarına ABD’nin karşı çıkacağını biliyor. ABD’nin dolar-SWIFT egemenliğini by-pass etmenin en kolay yolu ise kendi para biriminizi kripto-dijital bir para haline getirmek; yani blokzincir üzerine koymak. 

ABD ambargo uygulamak istediği ülkeleri kendi SWIFT sisteminden çıkartıyor. Böylece söz konusu ülkeler dünya para sisteminden dışlanmış oluyor.

Bu durumu Türkiye bile fark etti. Gelecek yıl kendi dijital paramızı çıkarıyoruz. İnşallah projenin başına bir kaza gelmezse 2020’de bu konuda ABD’den bile ileride olacağız.

Çin Renmin Üniversitesi’nin kıdemli araştırma görevlisi Yang Wang’a göre, DCEP saniyede 220.000 işlem hacmine (TPS) ulaşabiliyor. Bu korkunç bir hız. PayPal’in TPS’i 40.000, Visa’nın 1750, Libra’nın 1000 ve Bitcoin’in ise sadece 7.

Çin dijital parası DCEP’e ait blokzincirinin 220.000 TPS yapabilmesi bu ağın sadece para işlevi görmesi için tasarlanmadığını gösteriyor. Bence Çin aynı zamanda mümkün olan tüm devlet kayıt ve işlemlerini de bu yeni blokzincire entegre etmek istiyor. Böylece tüm kayıtların çok daha güvenli bir şekilde muhafaza edildiği, arazi bina ve personelden en üst düzeyde tasarruf edildiği ve akıllı sözleşmelerle desteklenerek en etkin devlet yapısına ulaşıldığı yeni bir sistem kurulmasını amaçlıyorlar. Bu sistem ve onun para birimi DCEP dünyaya Çin şirketleri ve Bir Kuşak Bir Yol Projesi üzerinden yayılacak. Yani Çin’in bu konudaki vizyonu Amerika’dan en az on yıl ileride.

Üstelik özellikle Trump yönetiminin tüm dünyaya karşı uyguladığı ekonomik ambargo ve ticaret savaşı politikaları başka ülkeleri de dolar-SWIFT dışında alternatifler aramaya itiyor. 

Çin, Rusya ve Avrupa Birliği (AB) kendilerini özel SWIFT benzeri sistemler kuruyor. Japonya ve İsviçre kripto paralara ve özellikle Bitcoin’e çok olumlu yaklaşıyor. İran ve Beyaz Rusya gibi ülkeler Bitcoin madenciliği için yasa çıkarıp bu sektörü destekliyor. Venezuela Merkez Bankası Bitcoin ve Ethereum’u kendi rezervlerine eklemek için çalışma yapıyor. Son olarak Bitcoin’i destekleyen ülkeler arasına Almanya da katılacak gibi görünüyor. Federal parlemento Bundesbank’ta görüşülen bir tasarı, eyaletlerde de onaylanırsa, 2020 yılında Alman bankaları müşterileri için Bitcoin alım-satım ve saklama hizmetleri verebilecek.

Böyle giderse sonunda ABD ya bugün soğuk davrandığı Libra’ya yalvaracak ya da  IMF ve Çin’e karşı Bitcoini desteklemek zorunda kalacak...

Kripto para piyasasıyla ilgili en güncel haberlerden ve analizlerden anında bilgi sahibi olmak için bizi Twitter - Facebook hesaplarımızdan ve Telegram grubumuzdan takip edebilirsiniz…

Erkan Öz

Erkan öz

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Borsalar düşüyor, altın çıkıyor... Peki ya Bitcoin?
24 Şubat 2020
Çin’in kağıt para karantinası Bitcoin’i nasıl etkiler?
20 Şubat 2020
Altcoinlerin geleceği
10 Şubat 2020
Tether Gold mu Biga mı?
03 Şubat 2020
Bankaların kriptopara aşkı
27 Ocak 2020
FUD sezonu açıldı
20 Ocak 2020
2020’de Bitcoin için umutlar artıyor
13 Ocak 2020
Hoşgeldin SPK
06 Ocak 2020
2019 umutlar, 2020 beklentiler...
30 Aralık 2019
İslam Dünyası blockchain ile bir araya gelebilir
22 Aralık 2019
Mesele sadece para değil
16 Aralık 2019
Amerika kripto paralara direniyor... Ama nereye kadar?
09 Aralık 2019
2017’yi yeniden yaşatabilecek olay
02 Aralık 2019
Ulus devletler kripto paraları nasıl kullanıyor? 
25 Kasım 2019
Bitcoin ile alış-veriş
18 Kasım 2019
Bitcoin’in arkasında hiçbir değer yok mu?
11 Kasım 2019
Para ve Devlet
04 Kasım 2019
Bitcoin neden düştü? Neden çıktı?
28 Ekim 2019
Büyük Sermaye 'Bitcoin' topluyor...
21 Ekim 2019
Libra öldü mü? 
14 Ekim 2019
Bitcoin’de Bakkt’a değil Venezuela’ya bak
07 Ekim 2019

YAZARLARIMIZ

Güvenli limanlar ve batan gemiler...
Güvenli limanlar ve batan gemiler...
Yazar: Emre Alkin
25 Şubat 2020
Buzdağı...
Buzdağı...
Yazar: Erdoğan Turan
24 Şubat 2020
Borsalar düşüyor, altın çıkıyor... Peki ya Bitcoin?
Borsalar düşüyor, altın çıkıyor... Peki ya Bitcoin?
Yazar: Erkan Öz
24 Şubat 2020
Bir araya gelmek, başlangıçtır; beraber çalışabilmek ise başarı
Bir araya gelmek, başlangıçtır; beraber çalışabilmek ise başarı
Yazar: Erkin Şahinöz
05 Ocak 2020
Bitcoin halving fiyatlara nasıl yansır?
Bitcoin halving fiyatlara nasıl yansır?
Yazar: Mehmet Çoban
05 Aralık 2019