Let The Party Begin!!!

Erdoğan Turan

  • 11 Haziran 2019

2018 Ekim ayında piyasalarda sorular birikmeye başlamış, Kasım ayında borsalarda düşüş başlamış ve Aralık ayında felaket senaryoları dünyayı sarmıştı. Dünya (piyasalar) yıkılıyordu, merkez bankaları neredeydi? Çok uzakta değil, hemen yakınlardaydı.

Fed’den bahsediyoruz. 2018’in sonunda piyasaları ipten alan Fed 2019’un ilk 4 ayında S&P500 endeksinde yüzde 25’lik şahane yükselişin ana sebebi oldu. Bu arada ABD’de 2019’un ilk çeyrek büyümesi geldi, yüzde 3,2 hiç de fena değildi, ticaret savaşlı-küresel büyüme endişeleri-belirsizlikler vs. vs. ortamında.

Borsalar yükselirken, piyasalarda 3 ayda beklentilerin (ne beklendiyse artık) ötesinde kazançlar yakalanmışken Fed’in sahneden inmesine izin verilmedi. Bir taraftan verilere bağlı kalınarak para politikası kararı verileceği, ABD ekonomisinde işler yolunda ama belirsizlikler hala mevcut, enflasyon beklentilerin altında ama bu durum geçici olabilir, faiz indirebiliriz de faizi artırabiliriz de, duruma göre, bakacağız, şeklinde Fed haberleri ile günler geçti. Sonra anlaşıldı ki bu ticaret savaşı meselesi çözülmesi kolay bir konu değil, Trump savaşı yayacak, ya istediğini alacak ya da sırayla ABD’nin dış ticaretinde açık verdiği 102 ülke sırayla masaya çağırılacak. Tabii bunun ABD ekonomisine de dünya ekonomisine de bir etkisi olacak. Kimine göre ABD 600 milyar dolarlık maliyete katlanacak, kimine göre ABD ve dünya büyümesi 0,5 puan aşağı çekilecek, ticaret savaşları yüzünden.

Dünyanın sorunu bitmez

Ama piyasaların yükselişte yakıtı er veya geç biter. ABD borsalarında da rekorlar tazelendikten sonra yükselişin nefesi tükenmeye başladı. O yüzden Fed’in sahneden inmesi mümkün değil zaten. Borsalar hep yükselmek zorunda mı, 10 yıldır yükseliyor diye yükselmeye devam mecburiyeti mi var? Mesele şu, finansal piyasalarda bozulma dönüp dolaşıp ekonominin dengelerini bozuyor. ABD borsalarının yüzde 10 düşmesi ABD büyümesini yüzde 1 kadar aşağı çekebiliyor. ABD borsalarının yükselmesini kendi başarısı olarak gören bir başkan, finansal piyasalarda kırılmaya tahammülü olmayan bir sistemle bir araya gelince, gerekirse piyasa dediğimiz olgu-kavram-mekanizma pamuklara sarılıyor.

Bugünlerde bir kez daha Fed faiz indirimi konusuyla gündemde. Bunu gündemde tutan piyasa aktörleri, ama gündemden düşmesine izin vermeyen Fed duruşu mevcut. Haziran ayının ilk haftasında Fed Başkanı Powell faiz indirimi mesajı verdi. Piyasa zaten faiz indirimi bekliyor. Eylül gibi başlayıp Mart 2020’ye kadar 3 faiz indirimi olur diyenler var.

Fed’in faiz indirmesi ne anlama gelir?

Faiz indirimi riskli varlıklar veya değeri dolarla ölçülen varlıklar ( bknz. Ons altın 30 Mayıs 1274 USD, 7 Haziran 1348 USD) için yükseliş sebebi olabilir. Sonuçta faiz indirimi doların değerini aşağı çekebilecek bir unsur. Piyasalar için yeni parti malzemesi olur faiz indirimi.

Peki gerçekten ABD’de bugünden güçlü faiz indirim mesajları verilmesini gerektiren kötü ekonomik koşullardan mı bahsediyoruz?

ABD’de işsizlik 49 yılın en düşüğünde, büyüme 2. Çeyrekte düşecek olsa bile ABD’nin 2019’u yüzde 2 civarında büyümeyle kapatması mümkün, enflasyon canlı değil ama ticaret savaşı-tarife değişiklikleri enflasyonu yükseltmeyecek mi (kitaplarda yanlış mı yazıyor?)

Fed 9 kez faiz artırımı yapıp 0’dan 2,5’a 3 yılda geldi. Faizi yükseltirken ekonomik verilerden ne kadar destek alınmışsa faizi indirirken de aynı mantık çalışacak, belli. İşin bu tarafını başkaları düşünsün.

Kripto para piyasasıyla ilgili en güncel haberlerden ve analizlerden anında bilgi sahibi olmak için bizi Twitter - Facebook hesaplarımızdan ve Telegram grubumuzdan takip edebilirsiniz…
  • Paylaş